..

Yalvarırım saklama yüreğinin kuytularını,
Karanlıklara uzatmadıkça ellerini bulamazsın yalnızlıklarını,
Elbet bir çıkış yolu vardır daima üzerine akan zamandan
Yalvarırım yitirme yüzünün duygularını..

20 Şubat 2011 Pazar

Aşk'tın..

Uzun cümleler kurmayalı uzun zamanlar geçmişti.
Herşeyin masalsılaşmasından az önce kabuslarla uyanıyordum geceye.
Gökyüzü boşluktan ibaretken yıldız dolmaya başladığında ,farkettim.
Kesik kesik el izleri gibi hatıralar bırakırken birden her şey durdu.
Cümleler sustu, kabuslar durdu, yıldızlar dondu, zaman yok oldu.
Telaşım olsun istediğim her an yok olan zamanda unutuldum.
Kırıntılarını topladığım insanların ceplerine yeni yürekler doldurdum.
Hiç olmadığım kadar inat kesildim.
Siperlerimden taştım, yaşam meydanına ulaştım.
Birden büyük bir acı kıvrandırdı.
Anlamam uzun sürmedi başımı delip beynime dolanın yıldız olduğunu.
O zaman bakılması gereken bir yer olduğunu keşfettim.
Herşeyin varolma sebebi tam da orada duruyor işte.
O sürekli parlak, yankılanan, büyüyen şey ; Aşk..
Onu farkettiğimde ne demek olduğunu anladım.
Aşk yenilenmek demek, büyümek ,güçlenmek, kuşanmak,
farkında olmak, rüyalar görmek,dokunmak ..demek .
Ve bir cümle kurdum.
Gayet serin bir sayfada serin bir kalemi tutan kızgın ellerimle bir yazı yazdım.
Kağıda aşkı anlattım..
Ben anlattım, o dinledi.
Anlattıkça ben ,kağıtlardan bir öbek yükseldi.
Sonra birden yıldıza değdi.
Yok olma boşluğundaki yıldızı kağıtlarla çektim aldım.
Ona nedenini böyle açıkladım:
"Seni milyonlarca yıldız arasından,sonsuzluktan çektim aldım, çünkü;sen Aşk'tın. "