..

Yalvarırım saklama yüreğinin kuytularını,
Karanlıklara uzatmadıkça ellerini bulamazsın yalnızlıklarını,
Elbet bir çıkış yolu vardır daima üzerine akan zamandan
Yalvarırım yitirme yüzünün duygularını..

20 Şubat 2011 Pazar

Kahraman'ıma..

Hayır sana değil. Benim kahramanıma tüm sözlerim. Ne var ki sen bir çoğunu söylemişsin.
Susmayı, konuşmayı, yalını, yalnızlığı anlatmaktan usanmıştım insanlara. Demek ki dedim
sorun bende. Kimse benim kadar yalnız değil farkındayım, ama kimse kalabalık da değil.
Peki neden kimse şikayetçi değil?
Sen şikayetçiymişsin.Neden susmayı sever bir insan, neden yalnızlık bu kadar mutlu kılar ?
Ne derse desinler, yaralarımı örtmek için gizlenmeye ihtiyacım var. Zira iyileşsin istemiyorum
ondan kalanlar hep kalsın,var olsun, daima hatırlansın. Yalnızken ortaya çıksın,
kalabalıklaşınca sessizliğime insin.
En güzel sessizlik onu ifade etsin. Acı aşkın en büyük parçası. Yıpratmıyor kimseyi,
yok ediyor. Yokluk kabul edilebilir tek varlığı oluyor bir anda insanın. Sokaklarda, konserlerde,
trafikte, evde, sinemada .. Hep yok hissediyor kendini insan.
Sonra sevgilinin geride bıraktığı bir cümle takılıveriyor diline insanın : "Giderken yüreğini de
götürüyorum."
Bütün bu yaşananlar gerçek değilmiş ki farkettin mi ? Yüreğimin yeri yokmuş bende,
o yüzden şuan taş
gibi hissediyorum, tüm sıcaklığı onda kalmış..
Satırlara sustum yine, susmayınca gözlerini kapatamıyor insan. Gözlerini kapatmadan da göremez
kimse yaralarını.
O kadar çok susasım var ki.. Nafile susarak anlayabilecek kimse yok ..